Kediler İçin Oyun ve Oyuncaklar
İlk kedim Zeytin'i eve getirdiğimde en çok yanıldığım konu oyun olmuştu. "Kediler zaten bağımsız hayvanlar, kendi kendine oynar" diye düşünüyordum. Üç hafta sonra perdelerimin durumu ve gece 03.00'te koridorda dörtnala koşan bir kedi bana bunun tam tersini öğretti. Oyun, kedi için lüks değil; avlanma içgüdüsünün karşılığı, enerji boşaltma yolu ve sizinle kurduğu bağın temeli.
Aşağıda yıllar içinde deneyerek, yanılarak ve zaman zaman boşa para harcayarak öğrendiklerimi sırayla anlatıyorum. Yeni başlıyorsanız bu sırayı takip etmeniz işinizi çok kolaylaştırır.
Adım Adım: Kedinizle Oyun Rutini Kurmak
-
Kedinizin av tipini gözlemleyin. Her kedi aynı şeye atlamıyor. Zeytin yerde sürünen şeylere, sonradan gelen Pamuk ise havada uçan tüylere deli oluyor. İlk bir hafta boyunca elinizdeki basit bir ipi farklı yüksekliklerde, farklı hızlarda hareket ettirip hangi harekete pupil büyümesi, kuyruk titremesi ve pusu pozisyonuyla tepki verdiğini not edin. Bu gözlem, hangi kedi oyuncakları grubuna yatırım yapacağınızı belirler: yerde sürünenler (fare taklidi), havada süzülenler (kuş taklidi) ya da hızlı kaçanlar (böcek taklidi).
-
Temel setle başlayın, dolabı doldurmayın. Benim tavsiyem başlangıç için dört parça: uzun saplı bir olta oyuncağı, iki üç adet kediotu doldurulmuş küçük yumuşak oyuncak, içine mama koyabileceğiniz bir yuvarlanan ödül topu ve bir karton kutu. Evet, karton kutu. Aldığım onlarca oyuncağın hiçbiri Zeytin için sade bir kargo kutusunun cazibesine ulaşamadı. Kutunun kenarına birkaç delik açtığınızda değeri ikiye katlanıyor.
-
Oyunu avlanma döngüsü gibi kurun. Kedinin doğal döngüsü şöyle: fark et, takip et, pusuya yat, atla, yakala, "öldür", ye, temizlen, uyu. Oyunu bu mantıkla yönetiyorum. Oltayı sürekli kedinin başının üstünde sallamak yerine, bir eşyanın arkasına saklayıp kuyruk ucunu görünür bırakıyorum. Kedi pusuya yatıyor, ben yavaşça kaçırıyorum, birkaç başarısız denemeden sonra kesinlikle yakalatıyorum. Yakalatmadan bitirilen oyun kediyi tatmin etmiyor, gerginlik bırakıyor.
-
Oyunu yemekle bitirin. Döngünün sonunda "ye" basamağı var. Oyun bittiğinde küçük bir porsiyon mama ya da ödül vermeye başladığımdan beri gece koşuları neredeyse durdu. Kedinin ne yediği ve porsiyonları konusunda beslenme rehberimize göz atmanızı öneririm; oyun-yemek-uyku sırası düzgün kurulduğunda uyku düzeni kendiliğinden oturuyor.
-
Günde iki kısa seans planlayın. Yarım saatlik tek bir maraton yerine 10-15 dakikalık iki seans çok daha verimli. Ben sabah işe çıkmadan önce ve akşam yatmadan bir saat kadar önce oynuyorum. Akşam seansını mümkün olduğunca yoğun tutuyorum; kedi yorulduğunda gece dinginleşiyor.
-
Oyuncakları rotasyona alın. Bütün oyuncaklar ortada durursa kedi hepsine karşı ilgisini yitiriyor. Ben oyuncakları üç gruba ayırıp bir dolapta tutuyorum, her hafta bir grubu çıkarıyorum. İki hafta görünmeyen fare, üçüncü hafta yepyeni bir av gibi karşılanıyor.
-
Zihinsel oyunları ihmal etmeyin. Fiziksel koşturma tek başına yetmiyor. Mamayı kâğıt havlu rulolarına gizlemek, kartondan delikli bir kutu yapıp içine oyuncak koymak, üç bardaktan birinin altına ödül saklamak gibi basit bulmacalar kediyi şaşırtıcı derecede yoruyor. Bu tür aktiviteler eğitim ve disiplin çalışmalarına da zemin hazırlıyor, çünkü kedi sizinle birlikte problem çözmeye alışıyor.
-
Tırmalama ve tırmanma ihtiyacını oyunun parçası yapın. Dikey alan bir kedi için oyun alanının yarısı. Tırmalama tahtasının yanında oynadığımda Zeytin oyunun ortasında durup tahtayı tırmalıyor, sonra devam ediyor. Bu davranışı bastırmak yerine doğru yere yönlendirmek, mobilyalarınızı kurtaran en pratik yol.
-
Güvenliği her seansta kontrol edin. Oyun sonunda oltayı, ipli oyuncakları ve lastik bantları mutlaka toplayıp kaldırın. İp yutmak kedilerde ciddi bir acil durum sebebi; bu konuda tek bir kez şansımı denemedim. Kopmuş göz düğmeleri, çıkmaya başlamış çanları ve yırtılmış dikişleri de düzenli kontrol edin.
Sık Yapılan Hatalar
- Lazer ışığını tek oyun aracı yapmak. Kedi asla yakalayamadığı için döngü tamamlanmıyor, bazı kedilerde takıntılı davranışa dönüşüyor. Kullanacaksanız sonunda ışığı gerçek bir oyuncağın üzerine getirip orada bitirin.
- Elle oynamak. Yavruyken sevimli görünen "el ısırma" oyunu, sekiz kiloluk yetişkin kedide sorun oluyor. El ve ayaklar asla oyuncak olmamalı.
- Oyuncağı ortaya bırakıp beklemek. Çoğu kedi oyuncakları için insan müdahalesi şart; hareket etmeyen bir fare kediye göre ölü ve ilgisizdir.
- Çok hızlı ve sürekli hareket. Aralıksız sallanan olta kediyi yorar değil, pes ettirir. Duraklamalar, saklanmalar ve titremeler oyunun asıl tuzu.
- Yaşı hesaba katmamak. Yaşlı kedide eklem ağrısı olabilir; oyun temposunu düşürmek gerekir. Ani oyun isteksizliği bazen sağlık sorununun ilk işareti olur, uzun sürerse veterinerle konuşun.
- İki kediyi aynı oyuncakla aynı anda oynatmak.